Kıdem Tazminatı Davaları: İstanbul Uygulaması, Hak Kazanma Şartları, Hesaplama ve Yargıtay İçtihatları
Kıdem tazminatı, işçinin belirli koşullarda iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine, işverenden talep edebileceği ve çalışma süresine bağlı olarak hesaplanan parasal bir haktır. Türkiye’de kıdem tazminatının temel normatif dayanağı, 1475 sayılı (mülga) İş Kanunu’nun yürürlükte kalan 14. maddesidir. Bu maddede kıdem tazminatına hak kazandıran fesih halleri sınırlı biçimde sayılmış; hesaplama yöntemi, devreden–devralan işveren sorumluluğu ve bazı özel durumlar düzenlenmiştir. Buna karşılık iş sözleşmesinin feshi, haklı neden – geçerli neden ayrımı ve feshe bağlı diğer haklar bakımından uygulamada 4857 sayılı İş Kanunu’nun sistemi belirleyicidir. Özellikle işçinin haklı nedenle feshi (m.24), işverenin haklı nedenle feshi (m.25), işyeri devri (m.6) ve ücretin korunmasına ilişkin hükümler kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında çoğu kez doğrudan veya dolaylı şekilde tartışma konusu olur.
